Temmuz 2nd, 2009 tarihinde Hakan Gülbahçe tarafından yazıldı.
Ubuntu, açık kaynak dünyasının parlayan yıldızı, yenilmez savaşçısı. Ama savaşçı mavaşçı da bir yere kadar. Netbook alırken tüm hayalim, üzerine Ubuntu kurup, ufacık, küçücük bilgisayarımı içi dolu turşucuk haline getirebilmekti. Ama netbook üzerine kurduğum ilk Ubuntu sürümü olan 8.10, wireless donanımını tanımadığından hayallerim yanlış tahtası çekilmiş Jenga kulesi gibi büyük bir gürültüyle yıkıldı. Bilgisayarın üzerine [...]
Devamını oku
Yorum yapılmamış
Haziran 27th, 2009 tarihinde Hakan Gülbahçe tarafından yazıldı.
Arkadaşım Fuat’a inceden CorelDraw’ı tanıtıyordum. Çizim ekranında bak işte şu şöyle kırpılır bu böyle kesilir derkene üzerinde oynamalar yaptığım şekil bir şeylere benzemeye başladı. Birden lüzumsuz bir heyecana kapıldık. Göz de koyalım kuyruk da ekleyelim derken kırmızı yaratık ortaya çıkmış oldu. Arkadaş evine gidince niyeti bozup işi iyice psikopata bağladım. Çünkü kırmızı yaratığın o sevimli [...]
Devamını oku
1 yorum
Haziran 26th, 2009 tarihinde Hakan Gülbahçe tarafından yazıldı.
Böyle bir lokanta var terkosta. Abimle sık sık uğradığımız, köftesini şiş tavuğunu kütlettiğimiz güzel bir mekan. Zaten terkos civarında ailecek gidilebilecek ayarda pek fazla lokanta yok. Bu sebepten lokanta bulunduğu bölgedeki diğer lokantalardan bariz bir kalite farkıyla ayrılıyor.
Yakınlarından geçerken uğrayıp ızgaraya birşeyler attırırsanız mekanın müptelası olabilirsiniz. Nerede bu lokanta diyecek olursanız, Durusu (Terkos) bölgesinin merkezi [...]
Devamını oku
Yorum yapılmamış
Haziran 26th, 2009 tarihinde Hakan Gülbahçe tarafından yazıldı.
Kahvaltı ederken bir yandan da televizyon izliyordum. Star’a takıldım izliyorum, vatandaşın biri öyle şahane bir soru sordu ki, o anı ölümsüzleştirmek bana farz oldu:
- Cehennemde hep ateş mi olacak ? Hep mi ateş ama, başka bir şey yok mu?
+ Yok, su da var ama vermiyolar.
Devamını oku
Yorum yapılmamış
Haziran 23rd, 2009 tarihinde Hakan Gülbahçe tarafından yazıldı.
Zaplama rekoru kırdığım günlerden birinde Kanal 7 de “Yarış Babam Yarış” isimli bir yarışma programının tanıtımına denk geldim. Uyuz bir sunucu, programın sahip olmadığı ve asla olamayacağı sıfatları (eğlenceli,komik vs.) ardı ardına sıralayıp seyirciyi heyecanlandırmaya çabalıyor, yanındaki ne idüğü belirsiz eleman da pis pis sırıtıp duruyordu. Buraya kadar benim için bu programın diğer tırt yarışma [...]
Devamını oku
Yorum yapılmamış
Haziran 15th, 2009 tarihinde Hakan Gülbahçe tarafından yazıldı.
Yıllar önce Deniz Feneri aracılığıyla kurban kestirme olayına girmiştik. Kurbanın kesilme haberini alabilmek için bir mail adresi vermek gerekiordu, kendi mail adresimi verdim. (Vermeyeydim)
Deniz Feneri davası başladığından beri mail adresime bir türlü engelleyemediğim mailler gelip duruyor. Şu an “Sevgili Deniz Feneri dostu” cümlesiyle başlayan 15 tane mail var mail hesabımda. Ne zaman Deniz Feneri davası [...]
Devamını oku
Yorum yapılmamış
Haziran 4th, 2009 tarihinde Hakan Gülbahçe tarafından yazıldı.
Gözlerimi göğe çevirsem gece,
Bir sürü şey düşünürüm
Ama yazmam hiçbirini
Hem ne diye yazayım ki
Kaldır kafanı da bak!
.
Hissedemediğin şeyleri
Paketleyip sunamam ki sana
Anlatmaya çalışıp devrik cümlelerle,
İçine sıçamam ki.
Devamını oku
Yorum yapılmamış
Haziran 1st, 2009 tarihinde Hakan Gülbahçe tarafından yazıldı.
Bazen bir konuya ihtiyaç duymadan saatlerce yazabiliyorum. Saçmalıyorum tabii, ama beynimin şişini alıyor biraz. Boyutu ve ağırlığı değişmese de, beyin yine manevi olarak ağırlaştığını hissettiriyor. Kime hissettiriyor peki ? Bunu hissedebilecek başka bir mevki de yok ki. Yani beynim kendi çalıp kendi oynuyor. “Ben ağırlaştım yaa” diyor kendi kendine.
“Ben” dediğim şey de aslında bundan ibaret [...]
Devamını oku
1 yorum
Mayıs 28th, 2009 tarihinde Hakan Gülbahçe tarafından yazıldı.
Hristiyan Misyonerlere gerçekten hayranlık duyuyorum. İzledikleri yollar, yaptıkları çakallıklar hep bana ilham vermiştir. Bu hayranlığım son zamanlarda sitemde yayınlanan google reklamlarıyla daha da arttı. Bilmiyorsanız anlatayım, siteme aldığım reklamlar Google’ın Adsense servisinden. Sistem açtığım konu içerisinde bahsettiğim mevzunun ana temasını algılıyor ve buna ilişkin reklamları sıralıyor. Ben de son zamanlarda yazdığım tanrı ve varoluş temalı [...]
Devamını oku
2 yorum
Mayıs 25th, 2009 tarihinde Hakan Gülbahçe tarafından yazıldı.
Nice 10 Kasımlar, 19 Mayıslar, 23 Nisanlar geldi geçti.
Ben hep hakkında birşeyler yazmak istedim, ama yapamadım. Çünkü şu ana kadar hakkında söylenmiş o kadar çok şey var ki… En şiirselinden tutun, en uyduruğuna kadar, kullanılabilecek tüm kalıplar, neredeyse “sevgi” ile bir şekilde ilişkisi bulunan tüm sözler onu övmek için kullanılmış. Bu ne sevgiymiş, bu ne [...]
Devamını oku
Yorum yapılmamış